Diyarbakırlılara forma bile veremedik
 
  Diyarbakırlılara forma bile veremedik   

Belki bu galibiyet kümede kalmamıza yetmeyecek. Belki de geçici bir bahar. Ama ne olursa olsun, Kocaelispor’un Diyarbakır’da binlerce taraftar önünde ayakta alkışlanması bence tarihi bir olaydı. Yıllar geçse de unutulmayacak, hep hatırlanacaktır. Kocaelispor tarihine önemli bir hatıra olarak yazılacaktır. Ne mutlu ki, bu olayı da gördük, yaşadık. Ancak maç sonu bizi tebrik edip, bağırlarına basan Diyarbakırlı dostlara oyuncularımızın yedeği olmadığı için forma verememesi hepimiz adına düşündürücü ve üzücüydü.

Diyarbakır’a ilk kez gitmiyordum. Daha önce pek çok kez Kocaelispor’la birlikte bu kente konuk olmuştuk. Atatürk Stadı’nda her maç bizim için zor geçmiştir. Galip gelmek bir yana, 1 puan almak bile mucize olarak görülürdü. Taraftar baskısının en fazla hissedildiği kentlerden biriydi Diyarbakır. Daha geçen sezon küme düşmüş Diyarbakır karşısında bizim çocuklar ayakları titreyerek sahaya çıkmıştı. Hatta teknik direktör Bülent Baturman maç başlamadan önce futbolcuları etrafına toplamış, “Gol atarsak sakın sevinci abartmayın” diye sıkı sıkı tembihlemişti. 2-2 berabere biten bu maçta soyunma odasına taş yağmuru altında girmiş, soyunma odasında sesimiz çıkmadan stadı terk etmiştik. Geçen pazar günü ise Diyarbakır Atatürk Stadı’nı ilk kez bu kadar dolu gördüm. Tribünlerde binlerce taraftar, takımlarına coşkuyla destek veriyordu. Geçen sezon ile kıyaslamayacak bir tabloyla karşı karşıyaydık. Buna rağmen bizim çocuklar sahaya başı dik ve kazanmak için çıktı. Korkmadan oynadı.

Diyarbakır’da gerçekten tarihi olaylar yaşandı. Korkulanın aksine son derece cana yakın karşılandık. Maçın hemen başında maraton tribünün tam ortasında açılan dev pankart aslında karşılaşmanın duygusal geçeceğinin habercisiydi. Bilindiği gibi gerçek Diyarbakırspor borçları yüzünden yıllarca acı çekmiş, geçen sezon iflas edip küme düşmüştü. Transfer yasağının kıskacında, altyapıdan gelen genç oyuncuları ile bir süre onur mücadelesi verdikten sonra gücü tükenmiş, amatör kümeye gerilemişti. Bu Diyarbakır’ın sezon sonunda hemen adı değiştirilmiş. Borçlarıyla birlikte öylece bırakılmış. Duyduğum kadarıyla adı değişen bu takım da kapatılmış. Borçlar ne oldu, devlet alacağı parayı nasıl tahsil ediyor bilmiyorum. Ama camia, borçları yüzünden batan Diyarbakırspor yerine borçsuz, sıfır kilometre olan Yeni Diyarbakırspor etrafında birleşmiş. Kenti temsil eden bu yeni takımın başarısı için kenetlenmiş. Ama bizim için açılan “Sizi en çok anlayan biziz” pankartı eski Diyarbakır’ın hala unutulmadığını da gösteriyordu. Birileri tarafından örgütlenmemişlerdi. Hiç kimse para da vermemişti. Ama Diyarbakır taraftarı Kocaelispor’un çektiği acıları ta yüreğinde hissediyordu: “Sizi en çok anlayan biziz” diyordu. Diyarbakır taraftarı bizim genç oyuncuları maça çıkarken işte böyle selamladı. Alkışlarla, tezahüratlarla tribüne çağırdı, “Paranız yoksa, onurunuz var” diye bağırdı. İnanın bir İzmitli olarak gözlerim doldu. Kilometrelerce ötede yaşadığımız acılar anlaşılıyor, hissediliyordu da, burada sesimizi duyan neden yoktu?

Maç boyunca Kocaelispor aleyhine tek bir tezahürat olmadı. Bizimkiler 1-0 geriden gelip beraberliği yakaladığında da Diyarbakırlar kızmadı. Öne geçtik, ayağa kalkıp alkışladı. Daha önce Diyarbakır Atatürk Stadı’nda galip gelip, alkışlar altında oradan ayrılacağımızı söyleseler kesinlikle inanmazdım. Ama Diyarbakır değişmiş. Diyarbakır insanı sanki yılların acısını çıkarır gibi dışarıdan gelenleri kucaklamaya başlamış. Kentin her köşesinde bunu görmek mümkün. Yeni alışveriş merkezleri açılmış. Geniş caddeler yapılmış. Daha önce akşam 5 dedi mi hayatın bittiği kent artık 24 saat yaşamaya başlamış.

Kocaelispor bir hafta arayla şampiyonluğun iki güçlü adayı karşısında onur mücadelesi verdi. Keçiören’e 2-1 kaybetti, Yeni Diyarbakır’ı aynı skorla 2-1 yendi. Keçiören maçında da 1-0 geriye düşüp, beraberliği yakalamış ama öne geçememiştik. Bana göre bunda Diyarbakır’ın üzerindeki baskının etkisi vardı. Keçiören rahat, baskı hissetmeden oynamış, oyun disiplininden kopmamıştı. Diyarbakır ise 2-1 geriye düştükten sonra oyundan koptu. Tribünden dakikalarca, “Taraftarız biz çekeriz cefa, Diyarbakır maçı bırakma” diye bağırsalar da, İzmitli kaleci Serkan Demirol’un takımı Diyarbakır, 2 nci golden sonra maçı bıraktı. Kocaelispor’un işini kolaylaştırdı.

Kocaelispor, Diyarbakır maçında oyun sisteminde değişiklik yapmadı. Forveti olmayan 4-6 sistemi ile rakibi önce üzerine çekti, sonra kontralarla pozisyon aradı. Açık söylemek gerekirse, Diyarbakır kalesine 2 kez etkili gittik ve ikisi de gol oldu. Buna karşılık Diyarbakır’ın birbirinden net 6-7 pozisyonu var. Nazar değmesin kalecimiz Rıza, Bafra maçından bu yana olağanüstü oynuyor. Diyarbakır maçında da birbirinden net pozisyonlar kurtardı. Kocaelispor bu sistemde çok can yakar. Ancak geride kalan Belediye Van ve Keçiören maçlarını düşündüğümde şöyle bir öngörüm olacak: Bizim yan top zaafımız devam ediyor. Kendi yarı sahamızda kullanılan duran topların hepsi kalemizde tehlike. Bunu aşmak için artık zaman harcamak gereksiz. Bu yüzden gol bölgelerinde alternatifler oluşturmamız gerekiyor. 4-6 sistemi Belediye Van deplasmanında işlememişti. 90 dakika tek pozisyonla bitmişti. Bu yüzden önlem alan takımlara karşı alternatifler sistemler üretmeliyiz.

Başta da belirttiğim gibi çok anlamlı bir galibiyete imza attık. Teknik direktör Nihat Emre Numanbayraktaroğlu başta olmak üzere bütün takımı kutluyorum. Son olarak, Diyarbakır’da maç sonu bizi bağırlarına basan taraftarlarla bizim oyuncular arasında geçen bazı diyalogları aktarmak isterim: Maç bitti. Diyarbakırlı taraftarlar mağlup olmalarına rağmen bizim oyuncuları tribüne çağırıp alkışladı. Bu sırada bizim oyunculardan hatıra olması için forma istedi. Bizim galibiyet golümüzü atan Sefa, forma isteyen Diyarbakırlı çocuklara “İnanın başka formam yok. Veremem” diyordu. Belli ki, yeni forma alacak parası da yoktu. Dün bir dostum iletti. Diyarbakırlı taraftarlar internet üzerinden bizim taraftarlara mesaj atmış, “Sizin oyunculardan bazıları coşkuyla bize formalarını attı. Biz kendimizden biliyoruz. Bizim takım koca sezonu tek forma ile tamamlamıştı. Sizin çocukların da eminiz forması yoktur. Onlara sahip çıkın” demiş. Ne diyeyim, nasıl anlatayım bilmiyorum. Gerçekten çok acı bir tablo. Herhalde hepimiz durup, biraz düşünmeliyiz. Bakın, bugün Diyarbakır’da seçim derdi yok. Orada ne olacağı daha şimdiden belli. Etnik kökenleri nedeniyle birbirlerini tutuyor, sevilorlar da. İzmit öyle değil. Her yerden insan var. Ama bizi birleştiren bir Kocaelispor vardı, onun durumu da işte ortada. Kocaelispor da giderse biz ne yapacağız?

İbrahim Gürsel - Özgür Kocaeli




Okunma :2059